bahsi geçmiş

yine öyle ör saçlarını, yine geçirip düğümünden

zor evet, anlıyorum sen yine tut ellerini hayatın,

öp, okşa…

 

petunyalar uyanmıştır şimdi,

rüzgar çoktan kapatmıştır kapıyı,

bir öyküye aşina ne çok dal kırılmıştır geriye

 

görkemli bir dalganın delmesi gibi çok güz sabahı geçti göğsümden,

hep böyle bekledim

 

yeniden bakıyorum;

kokulu bir akasya açsın diye bahçede, körpe bir kuş kanatlansın

insan için bir umut var evet.

 

Akköy Kültür-Sanat- Edebiyat Dergisi

aşk, şiir, tatlı şeyler

bana benzer incirler alıyorum,

çatlamış erikler sonra,

sonra başka şeyler,

şekere yatırıyorum ruhumu,

kaynatıyorum

söze dalıp.
dualar asılıyor pencereye, bu delilik bitmeliymiş;

yaşım almış başını gidiyormuş. olsun biraz meşrepçe,

biraz eşrefçe öğreniyorum, bahara iyi geliyor,

dikiş tutmayan aşka, sonra; işe güce
ev halim hanım sokağı kadar dağınıkmış;

kadınlığım keza öyle, yüzümün türlü imlasından

yanlış okunuyor bildiğim numaralar
sonrası sevişmece,

yeşersin diye kalbi sevgilinin,

uğurlu olsun gün.

durmadan evet

durmadan soyunmaca.

 

 

Akköy Kültür-Sanat- Edebiyat Dergisi 2015

şikayet

o an

ölüyoruz

habersiziz

aynı evin taşı olduğumuzdan.

 

bizi duvar dibinde yıkıyorlar;

o düşüyor zamana,

zaman, nedir bendeki eskisi?

 

bir duvar dibinde büyütüyorlar bizi,

ellerimizi seviyorlar,  ağzımızın kirli,

sözcükler salya-sümük kapı eşiğinde,

ruhumuzun çivisi kayıp

o bilmiyor kendinden çıkıp gittiğini

 

aynı hanede bağımız kopuk bizim,

kaderi sen yazmadın biliyorum

ama sana yazıyorum bil diye.

öp diye  ve bağışlama!

vaktinden önce gidenleri

 

beni senle sınıyorlar,

bilmiyorlar hayattan öğrenilir insan;

yalan varsa yalnızlık da vardır;

bütün bunlar, yaşlı bir rüyanın sancısıdır,

ölülerin koca gürültüsü işte …

 

 

Akköy Kültür-Sanat- Edebiyat Dergisi

2016, Ocak-Şubat- Mart Sayısı.