UZAKLARI YAKIN EDEN ŞAİR

Şairin daha önce yayımlanmış “ Sonra Güller Kırmızı” kitabı 2003 yılında Kum Yayınevi tarafından basıldı. On yıl aradan sonra ise şairin ikinci kitabı “Mesafeler” okuyucusuyla buluştu. Geçirilmiş bu süreç bir şair için kazanım da olabilir bir kaybediş de. Ancak “iyi ki de bu kadar süre beklenmiş” diyebileceğim şiirlerle karşılaşmak beni mutlu ediyor.

en büyük yanılgıdır bir boşluğa inanmak / yine de inanır insan (s:7)

Ben en çok insan ilişkilerinde yaşarım bu yokluğu, bu gidişi, bu vedayı bazen çaresizliği, yine de boşluklarını inandığı doğrularla dolduran bir özne var karşımda, yalnızlıklarını kendi bildiği bir dille iyileştiren bir ruh geziniyor şairin şiirlerinde.

sabrını verecek ateşlerden kurtulmuş mesih,

arınsın günahtan dudakların diye, tüm yalanlarını bağışlayacak geceye

Yoğun bir şiir diye nitelendirdiğim dizelere; öğrendikleriyle düşündükleriyle yaşamı çok iyi anlayarak yürümüş Saraç ve şiire. Karanlıkların dokunduğu anları, kendi döngüsünde kaybolmadan akabileceği  yolculukları kestirebilmiştir şair. “Bu akşam görkeminin eşiğindeyim” diyen Furuğ Ferruhzad’ın dizelerini hatırlattır şairin şu dizeleri geceye bak çıkarmış dantelâsını / en mahrem yerimden öpüyor beni

 

Kitap iki bölümden oluşmakta, ilk bölüm geçerken; tam da birilerin hayatından geçerken dokunduklarımız, ya da tutunamadıklarımızı anlatan şiirler var, ilerleyen bölümlerinde isimleriyle örtüşmüş kısa şiirler çoğunlukta, “Yüzler için” bölümünde: sanrılar büyütüyorum köprüde / sınıyorum kendimi, bir cevabım yok (s: 35) diyor şair ve okuyucuyu da kendi hayatına yönelik bir sorgulamaya itiyor.

Zaman zaman bizi içine alan sabit fikirler olasıdır. Beki de şairlerin küçücük biriktirmeleridir o’anlar, yaşamın içinden sızmayı sağlayan.

ağırlaşmış saçlarımda birikiyor alevin / bırak bu öykü de böyle olsunliş

Bu dizelerini, hayat arkadaşı Vural’a ithaf ediyor. Lirik dizelerden aşkın kızılına biraz serzenişle uzanıyor şair, dil evreninde.

terzi kumaştan biçiyor beni / acıyor muyum, kanıyor muyum bilmiyorum, beni benle dikmeliydi oysa / bir ben daha ister miyim sormalıydı

Bazen dizeler alıp götürür bizi, kendi etrafımızda dönüp durmaya. Şairin dizeleri “ben” merkezinde duruyor, o korkuyu duyumsatıyor acıyan yerinden. Diğer taraftan içselleştirilmiş bir şiirin toplumcu bir şiire evirildiğini fark ediyorsunuz. Modern şiirin özelliklerinden biri de, duyguları bütün karışıklığı ile ifade etmektir aslında. Şair zaman zaman bu teferruatta dağılıyor görünse de bir oyundan çıkar gibi şiirlerinde yolunu buluyor. Derin dehlizlere girip çıkıyor Saraç dizeleriyle, düşündürüyor ve başka anlamlar üretmeye sevk ediyor okuyucuyu. “Mesafeler” okunmalı.

 

Dergilerde şiirlerini,  kitaplar üzerine yazılarını, denemelerini okuduğum şair, “Kum”, “Damar” “Deliler Teknesi” ve Akköy Edebiyat dergilerinin bir zamanlar içinde yer almış, halen; “Akköy” Dergisi’nin Ankara temsilciğini sürdürmekte ve “hayata yansıyan yüzler beni çok ilgilendirmektedir; o nedenle fotoğraflarla belgeliyor ve yazıyorum” cümlesiyle ifade etmektedir kendini.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s